14:58 - Bel Ağrısı Nasıl Geçer
14:44 - Moto Kurye Nasıl Olunur
14:39 - Et Yiyen Bakteri Vibrio Bakterisi
14:45 - Fatih Altaylı Kimdir
14:37 - Chobani Markası
14:23 - Kerem Aktürkoğlu Kimdir
14:58 - Kenelerden Nasıl Korunurum
14:35 - Kırım Kongo Kanamalı Ateşi KKKA
14:25 - Sıcak Havadan Korunma
20:05 - Mauro Icardi kimdir
Lisedeki veda gecemde, tekerlekli sandalyem yüzünden görünmez olduğum o anlarda, sadece bir kişi bana şefkatle yaklaşmış ve bir kenarda unutulmama razı gelmemişti. O gece, salonun bir ucundan yanıma kadar yürüyen o genç, hayatımın akışını değiştirerek bana otuz yıl boyunca kalbimde taşıyacağım eşsiz bir hatıra bıraktı. Mert’i bir daha göreceğim hiç aklıma gelmezdi.
Her şey 17 yaşımdayken, kırmızı ışığı hiçe sayan alkollü bir sürücünün hayatıma çarpmasıyla altüst oldu. Balodan sadece altı ay önce; elbiseler deneyen, eve dönüş saatleri için ailesiyle çekişen sıradan bir genç kızken, kendimi bir hastane odasında, hekimlerin üzerimden tıbbi terimlerle konuştuğu bir boşlukta buldum. Kırılan bacaklar ve hasar alan bir omurgayla uyanmıştım. Önümdeki belirsiz rehabilitasyon süreci ve “belki”lerle dolu teşhisler ruhumu yoruyordu. Mezuniyet akşamı yaklaştığında anneme katılmayacağımı kesin bir dille belirttim. Kazadan evvel dertlerim; ders notları, flörtler ve fotoğraf karelerinden ibaretken, artık sadece insanların acıyan bakışlarından kaçmaya çalışıyordum.
Annem elinde elbise kılıfıyla kapımda belirdiğinde, “Bu geceyi yaşamayı hak ediyorsun,” dedi. “İnsanların bana acıyarak bakmamasını hak ediyorum,” diye çıkıştım. Annem ise bilgece, “O zaman sen de bakışlarını onlardan kaçırma,” diye yanıtladı. Elbisemi giydirirken “Dans etmem imkansız,” dedim; yanıma gelip, “Bir odanın içinde varlığını sürdürmek için dans etmene gerek yok,” dedi. Bu söz kalbime dokunmuştu çünkü kazadan beri bedenen orada olsam da ruhen kendimi sakladığımı biliyordu.
Böylece o gece spor salonuna girdim. İlk bir saati, sanki her şey normalmiş gibi duvar kenarında bekleyerek geçirdim. Arkadaşlarım sırayla yanıma gelip “Çok şıksın,” veya “Gelmen ne güzel,” diyerek kısa süre sonra dans pistine, yani o hareketli ve normal hayatlarına geri döndüler. Tam o sırada Mert bana doğru yürümeye başladı. İlk başta başkasını aradığını sanıp arkama bakındım ama o, tam önümde durup bana o unutulmaz gülümsemesini sundu…
devamı sonraki sayfada…