14:58 - Bel Ağrısı Nasıl Geçer
14:44 - Moto Kurye Nasıl Olunur
14:39 - Et Yiyen Bakteri Vibrio Bakterisi
14:45 - Fatih Altaylı Kimdir
14:37 - Chobani Markası
14:23 - Kerem Aktürkoğlu Kimdir
14:58 - Kenelerden Nasıl Korunurum
14:35 - Kırım Kongo Kanamalı Ateşi KKKA
14:25 - Sıcak Havadan Korunma
20:05 - Mauro Icardi kimdir
Veda ile Tanışma: Bir Dönüşümün Hikâyesi
Zirveden Düşüş ve Yarım Kalan Hayaller
Henüz 28 yaşındaydım ve hayatın tüm kapıları önümde ardına kadar açıktı. Babamın vefatından sonra bayrağı devralmış, yüzlerce emekçiye istihdam sağlayan başarılı bir iş insanı olmuştum. Henüz bir ay önce kucağıma aldığım kızımın kokusu üzerimdeyken, doktorun o buz gibi sesiyle sarsıldım: “Kansersin, önünde en fazla 4-6 aylık bir vakit var.” O an dünya başıma yıkıldı. Sahip olduğum servet, Bursa’da eşi benzeri olmayan lüks otomobilim ve ulaştığım o devasa konum, aldığım bu haberle bir anda anlamını yitirdi.
Beklenmedik Bir Karşılaşma
Hastaneden ruhum çekilmiş bir halde çıktım. Türkiye’de parmakla gösterilecek kadar az bulunan lüks aracıma binmek üzereyken, bir bankta başı öne eğik, yorgunluktan bitap düşmüş bir kadın gördüm. Normalde bu tür durumlara pek kulak asmaz, yardım konularına mesafeli dururdum; ancak o an içimden bir ses beni ona itti. Sanki yapacağım bir iyilik, kaderimin o karanlık hükmünü değiştirecek bir mucizeye kapı aralayacaktı.
Yedi Lira İçin Kat Edilen Yollar
Yanına yaklaşıp yardım teklif ettiğimde, annem yaşındaki bu kadın vakur bir edayla cevap verdi: “Hastam yok kardeşim, işten geliyorum. Burası yolun yarısı, biraz dinlenip devam edeceğim.” Onu evine bırakmak için ısrar ettim. Yol boyunca hikâyesini dinledim; eşini kaybettikten sonra iki evladına bakabilmek için apartman merdivenlerini yıkıyormuş. En sarsıcı olanı ise şuydu: Evine kadar olan o uzun mesafeyi yürüme sebebi, cebindeki yol parasının artmasıydı. O artan yedi lirayla çocuklarına bir ekmek daha fazla alabilmek için kilometrelerce yolu göze alıyordu.
Modern Bir Aydınlanma
Benim için hiçbir anlam ifade etmeyen, belki de bozuk para niyetine bile taşımadığım o yedi liranın, bir anne için hayati bir değere sahip olduğunu görmek içimde tarif edilemez bir uyanışa sebep oldu. Servetimle satın alamadığım o “zaman” ve “yaşam” gerçeği, bir parça ekmek için verilen bu onurlu mücadelenin yanında yeniden şekillendi.
devamı sonraki sayfada…