SON DAKİKA

Replikler
27 Nisan 2026 - 11:01 'de eklendi ve 2 kez görüntülendi.

Hamilelik Şoku ve İhanet

Hayatımın altüst olduğunu düşünüyordum; terk edilmiş, hamile kalmış ve evime haciz gelmesi an meselesiydi. Fakat yazın en sıcak günü, yaşlı komşuma yardım ettiğim o an, her şeyin hızla değiştiği bir dönüm noktasına dönüştü. Ne komiserin kapımı çalacağını ne de posta kutumda bekleyen sırrın geleceğimi değiştireceğini tahmin edebilirdim.

Dibe vurduğumu düşündüğümde, bunun bir uyarı ile olacağını sanıyordum. Ama gerçekte dibe vurmak, yavaşça boğulmak gibiydi. 34 haftalık hamileydim ve tamamen yalnızdım. Hep plan yaparak yaşardım ama bir bebeği tutmak kararını aldığınızda, kimse sizi kolayca terk edemezdi.

Banka borçlarını ya da mutfakta biriken, üst üste binmiş ödenmemiş faturaları planlamak kolay değildi. O sıcak Salı günü hava öylesine boğucuydu ki, sanki ortam bile bir öfke taşır gibiydi. Ayaklarım zorla hareket ediyordu ve sonunda o devasa çamaşır yığınına göz atmaya karar verdim.

Telefon çaldı. Kucağımdaki çamaşırları yere düşürmemek için irkildim. Arayan banka. “Aslı Hanım, ben Berrin…” Sesini duyarken tüm bedenim gerildi. “Korkarım ev kredinizle ilgili kötü haberlerim var,” dedi. “Haciz işlemleri bugün başladı.” İçimde bir şey kırıldı. Vedalaşmadan telefonu kapattım, ellerimi karnıma koydum ve fısıldadım: “Çok üzgünüm bebeğim. Elimden geleni yapacağım.” O an, başka bir nefese ihtiyacım olduğunu hissettim; korkusuzca bir nefes alabileceğim bir an. Dışarı çıktım, yakıcı güneşin altında posta kutusundan postalarımı aldım.

O sırada yan komşum Hayriye Teyze’yi fark ettim. 82 yaşında, her zaman düzgün taranmış saçlarıyla verandada bulmaca çözen, sakin bir kadındı. Ancak bu sefer, eski çim biçme makinesine eğilmiş, iki eliyle zorla itmeye çalışıyordu. Çimenler bacaklarını neredeyse yutmuştu. O anda başını kaldırdı, alnındaki teri sildi ve gülümseyerek bana seslendi. “Günaydın Aslı, bugün bahçe işleri için harika bir gün, değil mi?” Neşeliydi ama zorlandığını hemen fark ettim. Makine bir ot kümesine çarpıp durdu. Tereddüt ettim, belim ağrıyordu, ama içimden bir ses onu bırakmamı engelledi. “Sana su getireyim mi?” diye sordum, hızla yanına yaklaşırken. Hayriye Teyze, gözlerindeki gururla reddetti. “Yok, iyiyim. Site yönetimi turlarına başlamadan bunu bitirmem lazım. Biliyorsun, onlar ne kadar katı.”

Gülümseyerek, “Hiç hatırlatma,” dedim. O zaman da “Gerçekten bırak ben yapayım,” diyerek yardım etmeye devam ettim. “Bu sıcakta dışarıda olmanı istemiyorum.” Hayriye Teyze, “Senin için fazla, dinlenmen gerek, yaşlı kadınların bahçelerini biçmeleri değil,” dedi. Omuz silktim, “Dinlenmek çok abartılıyor, hem kafamı dağıtmaya ihtiyacım var.”

Sonra, “Evde bir sorun mu var?” diye sordu. Duraksadım ve gülümsedim, “Bir şey değil,” dedim. Fakat o kadar zorlanıyordum ki, içine atamayacağım kadar büyük bir yük vardı. Hayriye Teyze bir kez daha elimi sıktı, “Hayatımı kurtardın,” dedi. Makineyi çalıştırarak, ayakkabılarımın çimenlere gömülmesini, başımın dönmesini ve midemin bulanmasını umursamadan işimi sürdürdüm. Arada bir Hayriye Teyze’nin beni izlediğini fark ediyordum, gözlerinde sanki bir şey biliyor gibiydi.

Bahçeyi bitirdiğimde, makineyi kenara koydum, ellerimi şortuma sildim ve yakıcı sıcakla boğuşarak yerleşim alanımın değişmiş olduğunu fark ettim. Hayriye Teyze, “Sen çok iyi bir kızsın,” dedi. Gözlerine bakarken bir an için gerçekten bu kadar değerli bir insan olduğumu hissettim. “Dünyanın senden almasına izin verme,” diye ekledi.

O günden sonra başka bir şeye yelken açtım. Kendimi bildim bileli, hayatta her şeyin önünde bir adım önde olmalıyım diye düşündüm. Ama işte o an, Hayriye Teyze’nin doğru sözlerini duyduğumda; artık sadece bu kadar dayanabileceğimi anladım.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA