14:58 - Bel Ağrısı Nasıl Geçer
14:44 - Moto Kurye Nasıl Olunur
14:39 - Et Yiyen Bakteri Vibrio Bakterisi
14:45 - Fatih Altaylı Kimdir
14:37 - Chobani Markası
14:23 - Kerem Aktürkoğlu Kimdir
14:58 - Kenelerden Nasıl Korunurum
14:35 - Kırım Kongo Kanamalı Ateşi KKKA
14:25 - Sıcak Havadan Korunma
20:05 - Mauro Icardi kimdir
Yedi Ekmeğin Mucizesi: Sekiz Yıllık Bir Lütuf
Gönül Gözünün Açılışı
Evinin önünde vedalaşırken dudaklarından dökülen “Allah sana sağlık versin” duası, kalbimde hem bir tebessüme hem de bir hıçkırığa sebep oldu. Öleceğini bilen bir adama sağlık dilemek… Marketten aldığım poşetleri kapıda bekleyen masum evlatlarına bırakırken, içinde bulunduğum o gösterişli arabanın bir sokak ötedeki yedi ekmek taşıyan adamın huzuru kadar değerli olmadığını ilk kez fark ettim. Dünya, o güne kadar penceremden gördüğümden çok daha farklı, çok daha gerçekti.
Soğuk Suyla Gelen Arınma
Ertesi gün, veda etmeye hazırlandığım hayatın son demlerinde bir iz bırakmak için muhtara uğradım. Duyduklarım kararlılığımı artırdı. Ablanın evine vardığımda, kızı tarafından ikram edilen o sade kahve, ömrümce içtiğim en lezzetli ikramdı. O an, evin oğlu Ahmet’in ıslak saçlarıyla içeri girişi her şeyi değiştirdi. Cuma namazı için hazırlanan o küçük yüreğin, yırtık montu içindeki vakur duruşundan utandım. 30 yıla yaklaşan ömrümde hiç secdeye varmamış biri olarak, utancımı bastırıp fısıldadım: “Ahmet, bana abdest almayı öğretir misin?” Soğuk havada bana rehberlik etmek için tekrar suyun başına gidişi, ruhumun ilk gerçek temizliğiydi.
Cenazeden Secdeye
Babam bana devasa bir servet bırakmıştı ama caminin kapısından içeri girmeyi, secdenin huzurunu öğretmemişti. Babamın cenaze namazında bile gösterişten öteye gidemeyen o ruhsuz duruşum, Ahmet’in yanında gerçek bir boyun eğmeye dönüştü. O gün camide, küçük bir çocuğun adımlarını izleyerek ilk kez gerçek bir “kul” olduğumu hissettim.
Zamanı Yaratan’ın Hediyesi
Bugün 37 yaşındayım; üç kız evladı olan, hayata tutunmuş bir babayım. O gün altı ay biçilen ömrümü sekiz yıla çıkaran, şer gördüğüm teşhisleri büyük bir hayra çeviren kudretin karşısında minnettarım. Yardım ettiğim o abla şimdi kendi evinde torununu büyütüyor; kızı fabrikamda emek veriyor. Ahmet ise mezun olup muhtaçların yarasını saracak bir hekim olma yolunda.
Şimdi, bir yıl içinde tamamlanacak olan camimizin inşaatını izliyorum. İlk Cuma namazında o secdede olmayı bekliyorum. Malı ve mülkü veren, ömrü uzatan ve kalpleri evirip çeviren yalnızca O’dur. Tek duam; Yaradan’ın hem babamı hem de bu geç uyanan kalbimi mağfiretiyle kuşatmasıdır.