SON DAKİKA

Replikler
27 Nisan 2026 - 13:29 'de eklendi ve 2 kez görüntülendi.

Yağmur yağıyordu.

Sağanak yağmurun etkisiyle bir sabah eşim, işe gitmek üzere evden çıktı. O an tüm planı kafamda yapmıştım. Eşim evden ayrar ayrılmaz hemen telefonumu elime alıp, arkadaşımın kocasını aradım. Evde olduğumu, evden bazı garip sesler geldiğini ve eşimin işe gittiğini, telefonunun kapalı olduğunu söyledim. Fırat’ı çağırmamıza gerek olup olmadığını sordum. Tabi ki, o kadar yakın arkadaşız ki, hiç tereddüt etmeden “Tabii, hemen geliyorum,” dedi ve ben de onu beklemeye başladım.

Evime girdiğimde heyecanım doruktaydı, sadece Fırat’ı bekliyordum. Çok geçmeden, arkadaşımdan eşi Fırat kapıyı çaldı. “Ne oldu, hayırdır?” diye sordu. “Hayırdır, hayır” dedim, “İçeri gir, hemen!” dedim. Fırat, bir şey söylemeden içeri girdi ve direk…

Eşim sabah kahvaltısını aceleyle yapıp iş için hazırlık yapıyordu. Yüzünde biraz huzursuzluk vardı ama bunu bana hissettirmemeye çalışıyordu. “Hava çok fena,” dedi, “ama yetişmem gereken bir toplantım var.” Onun sesindeki endişeyi hissedebiliyordum. Kapıdan uğurlarken, içimdeki huzursuzluk giderek büyüdü. “Dikkatli ol, lütfen,” dedim. O, her zamanki güven verici gülümsemesiyle “Merak etme, hemen dönerim,” diyerek evden çıktı. Kapı kapandığında içimde garip bir boşluk hissettim. Yağmur hızlanmış, rüzgar damlaları pencereye çarpıyordu. Dışarıda eşimin araba kullanıyor olmasına rağmen, yolların tehlikeli olup olmadığını düşünmeden edemedim. Endişelerim zihnimde birbiri ardına sıralanırken, telefonumu elime alıp onu aramak istedim ama sonra vazgeçtim. Arayıp endişelenmesini istemedim, zaten dikkatli olmasını söylemiştim. Ama içimdeki huzursuzluk bir türlü geçmiyordu.

Evimde dolaşırken, salonun içinde gidip gelirken, yağmur hala hiç hız kesmiyordu. Kalbimdeki tedirginliği bastırmak için televizyonu açtım ama hiçbir şeye odaklanamıyordum. Aklım sadece eşimdeydi. Yağmurun şiddetinin ve yoldaki tehlikelerin nasıl olduğunu merak ediyordum. Bir an, onun araba kazası geçirdiğini hayal ettim ve korkuyla ürperdim. Bu düşüncelerle başa çıkamayacak hale gelince, derin bir nefes alıp, hemen telefonumu açtım ve yakın arkadaşım Fırat’ı aradım. Fırat her zaman sakin ve mantıklı biri olmuştur. Herhangi bir konuda endişelendiğimde onunla konuşmak rahatlatıcı olurdu. Telefonu açtığımda, her zamanki gibi rahat sesiyle, “Nasılsın dostum, erken aradın, ne var?” dedi. Endişelerimi ona anlattım, eşimin bu hava koşullarında işe gitmesinden dolayı duyduğum kaygıyı paylaştım. Fırat bir süre sessiz kaldı, sonra sakin bir şekilde “Anlıyorum, ama fazla endişeleniyorsun. O dikkatli bir insan, merak etme,” dedi. Ama ben yine de rahatlayamıyordum. Fırat, halimi görünce hemen bir çözüm önerdi. “Ne dersin, biraz kahve içelim, seni rahatlatacak bir şeyler konuşalım, evde takıldıkça bu endişe daha da büyür,” dedi. Fikrini sevdim. “Tamam,” dedim, “geliyorum o zaman.” Yağmurlu montumu alıp evden çıktım. Hava hala çok kötüydü ama evde durmaktan daha iyi hissettirdi. Fırat’ın evine doğru yürürken, yağmurda ıslanmak bile bana bir tür huzur verdi, adımlarım her geçen saniye endişemi biraz daha hafifletiyordu.

Fırat’ın kapısını çaldım, o da hemen açtı ve gülerek “Gel bakalım, bu havada senin biraz rahatlaman lazım,” dedi. İçeri girdim, sıcak bir kahve hazırladı ve birlikte oturduk. Fırat, sohbeti eski anılara, komik olaylara taşıyarak, rahatlamamı sağladı. Her zamanki sakin tavırları, içimdeki gerginliği çözmeye başladı. Tam o sırada telefonum çaldı, ekranı gördüm ve eşimin aradığını fark ettim. Bir an kalbim hızla çarptı, ama hemen açtım. “Merhaba canım,” dedim. Sesinde rahatlık vardı. “Merhaba, toplantı bitti ve yola çıktım. Her şey yolunda, merak etme,” dedi. İçimdeki ağırlık hemen kalktı, ona iyi olduğunu duymak beni derinden rahatlattı. Telefonu kapattıktan sonra Fırat’a dönüp “İşte bu kadar,” dedim. O da gülümseyerek, “Sana demiştim,” dedi. O gün, yağmurlu bir sabah başladığı endişeyle, Fırat’ın desteği sayesinde huzurlu bir şekilde sona erdi. Fırat’a minnettardım; çünkü bana sadece dostlukla değil, sakinlikle de yardımcı olmuştu. Hayatta gerçek dostların olduğu zaman, her zorluk daha kolay atlatılır. Ve ben o gün, yalnız olmadığımı, dostlukların insanı güçlü kıldığını bir kez daha anlamış oldum.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA