SON DAKİKA

Replikler
09 Nisan 2026 - 13:53 'de eklendi ve 1 kez görüntülendi.

imam kızının hikâyesi

Bebekliğimde, küçük bir mahalle camisinin avlusuna terk edilmiştim. Beni bulan kişi o caminin imamı oldu. Beni yanına aldı, evlat edindi ve bir an bile benden sevgisini eksik etmeden büyüttü. Benim için bu dünyadaki en kıymetli insan hep oydu; çünkü ondan başka kimsem olmadı. Okul çantamı o hazırladı, saçımı örmeyi o öğrendi, okul gösterilerimde ise her zaman en önde oturup beni izleyen yine oydu.

Ama okul hayatım boyunca arkadaşlarım benimle sürekli alay etti. Asıl adım Zeynep olmasına rağmen bana küçümseyerek “Bayan Mükemmel” ya da “Hocanın Kızı” diye seslenirlerdi. “Müzik dinlemek için bile babandan izin mi alıyorsun?” diyerek kahkahalar atarlardı. Babam bana kötülüğe iyilikle karşılık vermeyi öğrettiği için, çoğu zaman bu sözleri içime atıp sessiz kaldım.

Derken lise mezuniyet günü geldi. O törende okul birincisi olarak konuşma yapacaktım ve çok heyecanlıydım. Söyleyeceklerimi günlerce hazırlamış, her cümleyi özenle yazıp ezberlemiştim. Babam ise, kıt kanaat geçinmesine rağmen mezuniyetim için bana çok güzel bir elbise almıştı. Üzerimde görünce gözleri dolmuş, bana dünyanın en güzel kızıymışım gibi bakmıştı.

Törene beraber gittik. O sabah camide bir cenaze olduğu için babam mezuniyete cübbesiyle gelmek zorunda kalmıştı. Bu durum beni en ufak şekilde utandırmadı; tam tersine, onun koluna gururla girdim ve birlikte salona geçtik. Babam yerine oturduğunda, gösterişli kıyafetler içindeki diğer velilerin arasında hemen fark edildi. Sınıf arkadaşlarım da bunu görünce yine alay etmeye başladı.

Birisi yüksek sesle, “Aaa, Bayan Mükemmel de gelmiş!” diye bağırdı. Bir başkası da gülerek, “Zeynep, umarız burada bize vaaz vermezsin!” dedi. İçimde bir sızı hissettim ama yine de kendimi toparlamaya çalıştım.

Tam o sırada müdür, diplomamı almak ve konuşmamı yapmak üzere ismimi anons etti. Sahneye doğru yürürken ön sıralardan birinin, “Bakın, şimdi bize din dersi verecek,” dediğini duydum. Ardından tüm salonu kahkahalar kapladı.

İşte o anda içimde bir şey koptu.

Aylarca emek vererek hazırladığım, öğretmenlere ve okul yönetimine teşekkür edeceğim o düzenli konuşma kağıtlarını elimde buruşturup kürsünün yanına bıraktım. Salondaki gülüşmeler yavaş yavaş susarken mikrofona yaklaştım. Sonra doğrudan o bana gülen kalabalığa, o küçümseyen öğrencilere ve onları o şekilde yetiştiren ailelere baktım.

“Bugün burada size başarıdan, hedeflerden ve geleceğe dair hayallerden söz etmem gerekiyordu,” dedim. Sesim titriyordu ama salonda net bir şekilde duyuluyordu. “Ama az önce duyduğum o kahkahalar bana, burada yıllardır öğrenemediğimiz en önemli şeyi hatırlattı: insan olmayı.”

Bir an durup nefes aldım.

“Bana lise boyunca ‘İmamın Kızı’ diyerek seslendiniz. Kıyafetimle, babamın inancıyla, yaşam tarzımızla ve az önce salona girerken alay ettiğiniz o cübbeyle dalga geçtiniz. Ama o cübbenin arkasında nasıl bir hikâye olduğunu hiç merak ettiniz mi?”

devamı sonraki sayfada…

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA