14:58 - Bel Ağrısı Nasıl Geçer
14:44 - Moto Kurye Nasıl Olunur
14:39 - Et Yiyen Bakteri Vibrio Bakterisi
14:45 - Fatih Altaylı Kimdir
14:37 - Chobani Markası
14:23 - Kerem Aktürkoğlu Kimdir
14:58 - Kenelerden Nasıl Korunurum
14:35 - Kırım Kongo Kanamalı Ateşi KKKA
14:25 - Sıcak Havadan Korunma
20:05 - Mauro Icardi kimdir
ABD basınında yayımlanan haberlerde, Rusya’nın Ukrayna savaşında geliştirdiği ileri düzey insansız hava aracı taktiklerini İran’la paylaştığı öne sürüldü. Bu taktikler arasında aynı anda çok sayıda drone’un devreye sokulduğu sürü saldırıları, füze ve İHA’ların birlikte kullanıldığı karma operasyonlar ile elektronik harp yöntemleri yer alıyor. Haberde ayrıca, Rusya’nın Ukrayna sahasında yoğun biçimde uyguladığı drone savaş stratejileri konusunda İranlı askeri yetkililere eğitim ve danışmanlık sağladığı iddia edildi.
ABD’li yetkililer, Moskova ile Tahran arasındaki askeri iş birliğinin son dönemde daha da güç kazandığını ifade ediyor. Uzmanlar ise Ukrayna savaşının, drone teknolojileri ve kullanım biçimleri açısından adeta bir test alanına dönüştüğünü belirtiyor. Rusya’nın burada geliştirdiği yöntemlerin İran tarafından benimsenmesinin, Orta Doğu’daki güvenlik dengeleri üzerinde önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Özellikle düşük maliyetli, tespiti zor ve kamikaze özellikli drone’ların toplu biçimde kullanılmasının hava savunma sistemleri üzerinde ciddi bir baskı yaratabileceğine dikkat çekiliyor.
Rusya’nın İran’la askeri bilgi ve taktik paylaşımına yönelmesinin arkasında çeşitli stratejik nedenler olduğu belirtiliyor. Bunlardan biri, İran’ın güç kazanmasının ABD’nin bölgede daha fazla kaynak ve dikkat harcamasına yol açabilecek olması. Ayrıca Ukrayna savaşı sonrasında Rusya ile İran’ın, Batı yaptırımlarına karşı hem askeri hem ekonomik alanda iş birliğini derinleştirdiği vurgulanıyor. Moskova’nın, Tahran’la kurduğu yakın askeri ilişki sayesinde Körfez ve Levant hattındaki etkisini artırmayı hedeflediği de yorumlar arasında yer alıyor. Bunun yanında Rusya, İran, Çin ve bazı diğer ülkelerin ABD öncülüğündeki Batı bloğuna karşı alternatif bir güç dengesi oluşturmaya çalıştığı belirtiliyor. Ukrayna sahasında edinilen drone ve elektronik savaş deneyiminin İran’a aktarılmasının, Tahran’ın askeri kapasitesini daha da yükseltebileceği düşünülüyor.
Öte yandan İsrail ile ABD’nin, Tahran ve Washington arasında süren müzakereler sırasında 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri operasyon başlattığı ifade ediliyor. İran ise buna karşılık olarak İsrail’in yanı sıra, ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerine saldırılar düzenlediğini açıkladı. İranlı yetkililerin verdiği bilgilere göre, ABD ve İsrail’in saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 1.348’i aşarken, yaralı sayısının ise 17 bini geçtiği belirtildi.