14:58 - Bel Ağrısı Nasıl Geçer
14:44 - Moto Kurye Nasıl Olunur
14:39 - Et Yiyen Bakteri Vibrio Bakterisi
14:45 - Fatih Altaylı Kimdir
14:37 - Chobani Markası
14:23 - Kerem Aktürkoğlu Kimdir
14:58 - Kenelerden Nasıl Korunurum
14:35 - Kırım Kongo Kanamalı Ateşi KKKA
14:25 - Sıcak Havadan Korunma
20:05 - Mauro Icardi kimdir
Nüfus Memuruyla İnatlaşma: Kahramanmaraşlı Babanın Oğluna Verdiği İlginç İsim Herkesi Şaşırtıyor!
Hayatta duyulan bazı isimler, sadece kulağa ilginç gelmekle kalmaz, ardında yatan hikayesiyle de merak uyandırır. Kahramanmaraş’ta tam 30 yıl önce yaşanan ve duyan herkesi hayrete düşüren bir olayda, bir baba nüfus memuruna inat, oğluna öyle bir isim verdi ki, kimliğini görenler dahi şaşkınlıklarını gizleyemiyor.
Hacı Mustafa’dan Fatih Sultan Mehmet Han’a Uzanan Hikaye
Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesinde yaşayan Muammer Öksüz, 30 yıl önce kucağına aldığı üçüncü çocuğuna “Hacı Mustafa” adını vermek istedi. Ancak kayıt için gittiği Andırın İlçe Nüfus Müdürlüğü’ndeki memur, “Hacı ismi bir unvan, kanunen bu isim olmaz” diyerek kaydı yapmayı reddetti. Bütün çabalarına rağmen memur kararından dönmeyince Öksüz, memurla inatlaşarak “Bu isimler de unvan. Buna da itiraz et de göreyim” dedi ve Osmanlı İmparatorluğu’nun 7. Padişahı’nın adını oğluna verilmesini talep etti.
Nüfus memuru bu isme itiraz edemeyince, çocuğun ismi babasının söylediği şekilde kayıtlara geçti: Fatih Sultan Mehmet Han Öksüz.
Avukat Fatih Sultan Mehmet Han Öksüz’ün Yaşadıkları
Bugüne kadar kendi ismi dışında “Fatih Sultan Mehmet Han” şeklinde bir isme rastlamadığını belirten Avukat Fatih Sultan Mehmet Han Öksüz, henüz okuma yazma bilmezken dahi isim sahibinin doğum tarihini, İstanbul’u kaç yaşında ve hangi tarihte fethettiğini, hangi yılda öldüğünü ezbere bildiğini ifade ediyor.
25 harften oluşan isim ve soy isminin birçok kişinin dikkatini çektiğini, isminin konulmasının da çok ilginç olduğunu söyleyen Öksüz, sözlerine şöyle devam etti:
“Doğduğum dönemde babam esasen ismimi Hacı Mustafa koymak istiyor. Ancak o dönemin nüfus memuru Hacı’nın bir isim olmadığını, unvan olduğunu, kanunen bu ismin konulamayacağını iddia ederek ismi kimliğe yazmaktan imtina ediyor. Bunun üzerine babamla aralarında bir tartışma yaşanıyor ve en nihayetinde babam ‘Madem hacı unvan, sen bu ismi yazmıyorsun o halde bu ismi de yazma da göreyim’ şeklinde bir yaklaşımda bulunarak ismimi Fatih Sultan Mehmet Han koyuyor. Malumunuz olduğu üzere Fatih esasen bir unvandır, Sultan hakeza bir unvandır. Han da o şekilde unvandır. Böyle bir inatlaşmanın neticesinde ismimi Fatih Sultan Mehmet Han olarak koyuyor. Bu ismi taşımaktan da 30 yıldır mutluyum, gururluyum. İyi ki böyle bir isimim var, iyi ki öyle bir tartışma yaşanmış.”
Günlük Hayattaki Tatlı Zorluklar ve Avantajlar
Adını ilk kez öğrenenlerden çok güzel tepkiler aldığını belirten Öksüz, isminin uzunluğu nedeniyle günlük hayatta zorluk yaşayıp yaşamadığını soranların da olduğunu ifade etti. Her nimetin bir külfeti olduğunu ancak isminin güzelliği karşısında uzunluğunun kendisini rahatsız etmediğini dile getirdi.
Adının uzun olması yüzünden ufak tefek zorluklarla karşılaştığını da ifade eden Öksüz, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlk söylediğimde anlamıyorlar yahut Fatih Mehmet Han, Sultan Fatih Mehmet Han gibi sıralamayı karıştıranlar oluyor. Bunun dışında da çok bir problem yaşamadım açıkçası bugüne kadar. İnsanların aklında kalıyor, güzel bir isim. Mesleğimiz itibarıyla da tabii akılda kalıcı olmak da bir avantaj sağlıyor açıkçası. İsmimin gerçek olup olmadığını merak ediyorlar, ‘Kimlikte hepsi yazıyor mu? Kimliğe sığdı mı?’ diye soruyorlar. Kimi zaman kimliğimi çıkarıp göstermek durumunda kaldığım oluyor insanlara inandırabilmek adına. Duruşmalarda kimi hakimler şaşırıyorlar, ismimin çok güzel olduğu yönünde iltifatlarda bulunanlar oluyor. Diğer vatandaşların gösterdiği tepkilerden çok da farklı olmuyor açıkçası. Onlar da ‘Çok uzun değil mi, zorlanmıyor musunuz avukat bey?’ gibi tepkiler veriyorlar.”
Sizce bu tür isimlerin toplumsal algı ve bireyin yaşamındaki yeri hakkında ne düşünüyorsunuz?