14:58 - Bel Ağrısı Nasıl Geçer
14:44 - Moto Kurye Nasıl Olunur
14:39 - Et Yiyen Bakteri Vibrio Bakterisi
14:45 - Fatih Altaylı Kimdir
14:37 - Chobani Markası
14:23 - Kerem Aktürkoğlu Kimdir
14:58 - Kenelerden Nasıl Korunurum
14:35 - Kırım Kongo Kanamalı Ateşi KKKA
14:25 - Sıcak Havadan Korunma
20:05 - Mauro Icardi kimdir
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Adaylık Derdim Yok” Çıkışı ve Kritik Açıklamalar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan dönüşü uçakta gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili değerlendirmeler yapan Erdoğan, “Yeni anayasayı kendimiz için değil, ülkemiz için istiyoruz. Benim tekrar seçilme veya tekrar aday olma gibi bir derdim yok” sözleriyle dikkat çekti.
Macaristan ziyaretinin son derece verimli geçtiğini belirten Erdoğan, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın ev sahipliğinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi’ne katılımının faydalı olduğunu ifade etti. Bu zirvenin, Teşkilat tarihinde ilk kez bir gözlemci ülkede ve Avrupa Birliği sınırları dahilinde düzenlenmesinin önemine vurgu yaptı. Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın küresel gerilimin azaltılması, arabuluculuk ve çatışmaların önlenmesi alanlarında bölgesel ve uluslararası barışa katkı sağlayan bir kuruluş haline geldiğini ve ekonomik ilişkileri de güçlendirdiğini kaydetti. Türkiye’nin Türk Devletleri Teşkilatı’nın tam üyesi 4 ülkeyle ticaret hacminin son 5 yılda yaklaşık yüzde 50 artarak 80 milyar dolara ulaştığını memnuniyetle gözlemlediklerini belirtti.
Macaristan İlişkileri ve AB Desteği
Macaristan ile Türkiye arasındaki köklü dostluğa değinen Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin lider diplomasisiyle güçlendiğini ifade etti. Macaristan’ın AB üyesi olması ve Teşkilat’ta gözlemci statüsünde yer almasının bir zenginlik olduğunu vurguladı. Hayvancılık, enerji, tarım, savunma sanayii ve KOBİ’ler gibi alanlarda iş birliğini daha da ileriye taşıma kararlılığında olduklarını söyledi.
Terörle Mücadelede Yeni Dönem ve Umut Veren Gelişmeler
Yıllarca süren terör eylemleri nedeniyle yaşanan acıları hatırlatan Erdoğan, terör örgütünün hem silah bırakma hem de fesih kararı almasıyla ilgili önemli mesajlar verdi. “Baldıran zehri de içerim” dediği dönemde başlayan çözüm sürecinin, Terörsüz Türkiye hedefiyle ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras Terörsüz Türkiye olacak. Yıllarca süren acıların, kayıpların ve mücadelelerin ardından bu noktaya gelmek, gerçekten umut verici” dedi.
Terörle mücadelede kahraman güvenlik güçleri ve şehit aileleriyle gurur duyduğunu belirten Erdoğan, Diyarbakır annelerinin artık gözyaşlarının dinmesini ve mutluluğu tatmalarını istediklerini ifade etti. Yakın zamanda annelerin evlatlarıyla kucaklaşacağı müjdesini alacaklarına inandığını söyledi. Erdoğan, bu konuları daha önce Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan ile de görüştüklerini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Adaylık Derdim Yok” Çıkışı: Yeni Anayasa ve Terörle Mücadelede Kritik Mesajlar
Macaristan dönüşü uçakta gazetecilere konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin iç ve dış politikasında önemli başlıklara değindi. Erdoğan’ın, “Yeni anayasayı kendimiz için değil, ülkemiz için istiyoruz. Benim tekrar seçilme veya tekrar aday olma gibi bir derdim yok” şeklindeki sözleri, siyasi kulislerde geniş yankı buldu.
Macaristan ziyaretinin son derece verimli geçtiğini belirten Erdoğan, Budapeşte’de düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi’nin ve ikili temasların faydalı olduğunu ifade etti. Macaristan Başbakanı Viktor Orban’a ev sahipliği ve başarılı organizasyon için teşekkür eden Erdoğan, bu zirvenin Teşkilat tarihinde ilk kez bir gözlemci ülkede ve Avrupa Birliği sınırları içinde düzenlenmesinin önemine vurgu yaptı. Türk Devletleri Teşkilatı’nın küresel barış ve istikrara katkı sağlayan, ekonomik ilişkileri de güçlendiren bir yapıya dönüştüğünü, 5 tam üyesi ve 4 gözlemci üyesiyle etkinliğini her geçen gün artırdığını kaydetti.
“DEM Parti’ye Avantaj Sağlayacak” Terörle Mücadelede Yeni Evre
Terörle mücadeledeki yeni sürece değinen Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı ve diğer kurumlarla iş birliği içinde, “Terörsüz Türkiye” çalışmalarının kontrollü bir şekilde devam ettiğini belirtti. Başbakanlığı döneminde “silahların gömülmesi” ifadesini kullandığını hatırlatan Erdoğan, gelinen noktada bu ifadenin “silahların bırakılması ve teslimine” dönüştüğünü söyledi. Bu adımların atılmasıyla şehitlerin de huzura kavuşacağına inandığını dile getirdi.
Erdoğan, terör örgütünün silah vesayetinden kurtuldukça, DEM Parti’nin de siyasi mücadelesini çok daha farklı bir şekilde sürdürme fırsatı bulacağını ifade etti. Mecliste 50’nin üzerinde milletvekili bulunan DEM Parti’nin siyaseti güçlü şekilde sürdürmesinin kendilerine yeni avantajlar sağlayacağını, bu yeni dönemde fark yaratmalarının hem kendi tabanları hem de ülke için hayırlı olacağını vurguladı.
Neden Yeni Anayasa? “İlk 4 Madde Sorun Değil”
Türkiye’nin neden yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğu sorusuna yanıt veren Erdoğan, Türkiye’nin ve dünyanın sürekli değiştiğini, bu hızlı değişimde darbe şartlarında hazırlanmış, darbeci zihniyetin izlerini taşıyan bir anayasayla geleceğe yürünemeyeceğini söyledi. Darbecilerin yazdığı anayasanın toplumu birleştirmekte ne kadar zorlandığının 40 yıldır yaşanarak görüldüğünü, bugün yaşanan birçok sorunun temelinde bu anayasanın olduğunu dile getirdi. Siyasi hayatı boyunca Türkiye’nin sivil, demokratik ve özgürlükçü bir anayasaya ihtiyacı olduğunu savunduğunu belirten Erdoğan, AK Parti olarak bu yönde bir çalışma başlattıklarını ve bazı arkadaşlarına görev verdiklerini açıkladı.
Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) çağrı yaparak, “Bütün mesele, acaba Cumhuriyet Halk Partisi de bizlerle ortak, müşterek bir sivil anayasa yapma yolculuğuna çıkar mı? Önemli olan bu. Diyoruz ki; gelin el ele verelim. Komisyonlarımızı kuralım ve bu komisyonlarla beraber sivil anayasayı bir an önce oluşturalım ve milletimize takdim edelim. Hem milli olsun hem yerli olsun. Böyle bir anayasayı inşallah Türkiye görsün, yaşasın. Olmaması için hiçbir sebep yok” dedi. Özellikle “İlk dört madde ile ilgili herhangi bir sorun yok. Yani AK Parti olarak bizim böyle bir sorunumuz yok ve diğer siyasi partilerin de hemen hemen birçoğunun böyle bir sorunu yok” ifadeleriyle tartışmalara açıklık getirdi.
“Ekonomik Başarılarımız ve Uluslararası Etkinliğimiz”
Erdoğan, tekrar seçilme veya aday olma gibi bir derdinin olmadığını yineleyerek, asıl dertlerinin atılacak adımlarla ülkenin itibarını nasıl yükseltecekleri olduğunu söyledi. Göreve geldikleri günden bugüne Türkiye’nin milli gelirinde, ihracatında (265-270 milyar dolar seviyelerine ulaşarak), kişi başı milli gelirinde ve döviz rezervlerinde güçlü bir konuma ulaşıldığını vurguladı.
Batı’nın Gazze Tutumu ve Türkiye’nin Diplomasisi
Batı’dan Türkiye aleyhine gelen eleştirileri ve muhalefetin bu eleştirileri iç siyasete taşımasını değerlendiren Erdoğan, Gazze meselesinin uluslararası sistemin samimiyet sınavı olduğunu belirtti. Batılı kuruluşların Gazze sınavından geçemediğini, insan hakları ve uluslararası hukukla ilgili kurdukları cümlelerin İsrail zulmü karşısındaki suskunluklarıyla boşa çıktığını ifade etti. “Bebeklerin kurşunlarla, bombalarla ve şimdi de açlıktan öldüğü bir dünyada susulur mu?” diye soran Erdoğan, tarihin Gazze sınavından geçemeyenleri yargılayacağını söyledi. Türkiye olarak insanlığın ve insan onurunun yanında yer almaya devam edeceklerini, bölgeye gıda yardımlarını sürdüreceklerini belirtti. Gazze’ye insani yardımların girişini engelleyen İsrail’in küresel düzeyde yalnızlaştığını, Avrupa ülkelerinde geç de olsa bir aydınlanma ve hareketlilik yaşandığını kaydetti.
Suriye’de Yaptırımların Kalkması ve YPG Meselesi
ABD Başkanı Donald Trump ile online görüşmesi ve sonrasında Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması kararına değinen Erdoğan, bu gelişmenin Suriye’nin bölgede istikrara kavuşması için önemli bir adım olduğunu söyledi. Bunun, Türkiye’nin yürüttüğü yapıcı ve çok katmanlı diplomasinin bir sonucu olduğunu vurguladı.
YPG konusunun birkaç bileşeni olduğunu belirten Erdoğan, DEAŞ’lı tutuklular ve kampta yaşayan siviller (özellikle kadın ve çocuklar) meselesiyle ilgili ABD, Suriye ve Irak yönetimleriyle oluşturulan bir komitenin çalıştığını söyledi. YPG’nin Türkiye’den gelen çağrıya mı, Şam’da yapılan 8 Mart mutabakatına mı sadık kalacağı ya da her ikisini birden mi yapacağı sorusuna değinen Erdoğan, PKK’nın silah bırakma ve fesih sürecinin örgütün Suriye kolunu da kapsadığını belirtti. 8 Mart’taki mutabakatın Ankara ve İran’dan gelen çağrılarla daha çok desteklendiğini, YPG’nin de şu anda bir geçiş ve arayış içinde olduğunu ifade etti. Önümüzdeki günlerin kritik olduğunu, ilgili kurumların bütün silahlı grupların Suriye ordusuna dahil olma sürecini izlediğini ve özellikle YPG konusunu yakından takip ettiklerini söyledi.
Newsweek Makalesi ve “Yerel Diktatör” Yorumu
Newsweek dergisinin kendisi hakkında yayımladığı “Cumhurbaşkanı Erdoğan dünyanın en güçlü adamlarından biri ve Trump’ın müttefiki” başlıklı makaleyi değerlendiren Erdoğan, Türkiye’nin güçlendikçe etkinliğinin arttığını ve bu değerlendirmelerin Türkiye’nin uluslararası arenadaki stratejik önemini ortaya koyduğunu belirtti. Gelinen noktanın siyasi istikrarın neticesi olduğunu, 23 yılda ülkenin ekonomi, siyaset, dış politika, ulaşım ve sağlık gibi alanlarda nereden nereye geldiğinin ortada olduğunu söyledi.
Aynı gün CHP lideri Özgür Özel’in kendisi için “yerel diktatör” demesine ise, “Biz bunları nazarı dikkate almıyoruz, çünkü milletimiz, kimin ne yaptığını ve kimin ne söylediğini çok iyi biliyor” diyerek karşılık verdi.