14:58 - Bel Ağrısı Nasıl Geçer
14:44 - Moto Kurye Nasıl Olunur
14:39 - Et Yiyen Bakteri Vibrio Bakterisi
14:45 - Fatih Altaylı Kimdir
14:37 - Chobani Markası
14:23 - Kerem Aktürkoğlu Kimdir
14:58 - Kenelerden Nasıl Korunurum
14:35 - Kırım Kongo Kanamalı Ateşi KKKA
14:25 - Sıcak Havadan Korunma
20:05 - Mauro Icardi kimdir
Menzil’de Kardeşler Arasındaki Mülkiyet Gerilimi Sürüyor
Menzil cemaatinde Saki, Mübarek ve Fettah Elhüseyni arasında uzun süredir devam ettiği belirtilen tapu ve mülkiyet anlaşmazlıkları yeniden gündeme taşındı. Cemaatin mevcut lideri Saki Elhüseyni, son açıklamasında kardeşlerinin tutumunu eleştirerek aralarındaki kardeşlik bağının ve hukuki ilişkinin artık kalmadığını savundu.
Menzil cemaatindeki miras ve mülkiyet tartışmalarında Saki Elhüseyni’nin, kardeşleri Mübarek ve Fettah Elhüseyni’ye yönelik eleştirilerini sürdürdüğü belirtildi. Daha önce yaptığı açıklamalarda cemaat içerisinde bir miras mücadelesi yaşandığı iddiasını reddeden Saki, kardeşlerinin “cemaatin nizamına ve şeriata” aykırı tutum ve davranışlar sergilediğini ileri sürmüştü.
Saki’nin, kardeşlerinin faaliyetlerini Süleymancıların lideri Alihan Kuriş hakkında gündeme gelen tartışmalarla ilişkilendirmesi de dikkat çekmişti.
Saki Daha Önce Devlet Kurumlarına İşaret Etmişti
Cumhuriyet’in haberine göre Saki Elhüseyni, yakın zamanda cemaat içerisindeki bir sohbet sırasında kardeşleriyle devam eden tapu davalarına ve bu davalarda öne sürülen görüşlere değindi.
Saki, Menzil’de ve köy dışında vakıf niteliğinde bulunan taşınmazlarla ilgili olarak halkın kendi haklarını korumaya çalıştığını belirterek devlet kurumlarının da bu süreçte destek vermesi gerektiğini savundu. Resmi mevzuatın kullanılarak insanların haklarının ellerinden alınmaması gerektiğini ifade eden Saki, devletin vatandaşların, vatandaşların da ümmetin mallarını korumasının en büyük beklentisi olduğunu dile getirdi.
“Kardeşlik Söylemiyle Nasıl Bağdaştırıyorlar?”
Saki Elhüseyni’nin önceki gün cemaat mensuplarına yönelik yayımladığı açıklamada ise kardeşlerine yönelik eleştirilerinin dozunu artırdığı görüldü. Saki, kardeşlerinin tutumunu “sözde kardeşlik” olarak nitelendirirken, aralarındaki kardeşlik bağının ve hukukunun ortadan kalktığını öne sürdü.
Açıklamasında vakıf mallarıyla ilgili çeşitli iddialarda bulunan Saki, bu yapıların cemaat mensuplarının bağışları ve emekleriyle ayakta tutulduğunu savundu. Kardeşlerinin ise “kardeşlik” söylemini kullanırken müritleri uzaklaştırmalarını, irşad haklarını dağıtmalarını, kapıları kilitlemelerini ve kendilerine emanet edilen vakıf mallarını kişisel mülk gibi görmelerini eleştirdi.
Saki, söz konusu uygulamaların kardeşlik söylemiyle nasıl bağdaştırılabileceğini sorguladı.