14:58 - Bel Ağrısı Nasıl Geçer
14:44 - Moto Kurye Nasıl Olunur
14:39 - Et Yiyen Bakteri Vibrio Bakterisi
14:45 - Fatih Altaylı Kimdir
14:37 - Chobani Markası
14:23 - Kerem Aktürkoğlu Kimdir
14:58 - Kenelerden Nasıl Korunurum
14:35 - Kırım Kongo Kanamalı Ateşi KKKA
14:25 - Sıcak Havadan Korunma
20:05 - Mauro Icardi kimdir
On dört yıldır kayıp olan kız, erkek kardeşi Gökhan tarafından bulundu; giysileri, büyükbabasının yatağının altına gizlenmiş hâlde çıktı. Polis olay yerine yirmi dakikadan kısa sürede ulaştı, ancak Gökhan için geçen süre adeta bir sonsuzluk gibiydi. O giysiye kimse dokunmamıştı; rutubet, naftalin ve eski ilaç kokuları eşliğinde, ana yatak odasındaki şifonyerin üzerinde sessiz bir delil gibi duruyordu.
Amcası Mert, endişeyle ileri geri yürüyüp yumruklarını sıkarak gerilimini belli ediyordu. Gökhan’ın annesi Leyla hâlâ gelmemişti; bunun sebebinin korku mu yoksa merhamet mi olduğu bilinmiyordu. Bir anneye, yıllardır kayıp olan kızının kıyafetlerinin kendi babasının yatağının altından çıktığını nasıl anlatırdınız?
Polisler içeri girdiğinde evin atmosferi anında değişti. Artık burası bir yas evi değil, bir suç mahalliydi. Başkomiser Rana Tokuz, giysiye dokunmadan inceleyip ardından Gökhan’a döndü:
“Bunların kız kardeşine ait olduğundan emin misin?”
Gökhan yutkundu:
“Evet… Annem ona papatyaları işlemeyi öğretmişti. Melis eşyalarına hep bunu işlerdi… Kaybolduğunda on beş yaşındaydı.”
Rana başını sallayıp onayladı ve emirlerini verdi: Fotoğraflar çekilecek, eldivenler takılacak, delil torbaları hazırlanacak ve tüm ev titizlikle aranacaktı.
Yarım saat sonra Leyla geldi; ne olduğunu tam olarak bilmese de yüzünde belirgin bir sarsıntı vardı. Mert durumu anlatmaya çalışırken, Gökhan annesinin yüzündeki kanın çekilişini izledi. Leyla merdivenleri, sanki her basamak bir öncekinden daha ağırmış gibi yavaşça çıktı. Ardından o pembe kumaşı ve nakışları gördü; zaman adeta durdu. Çığlık atmadı; o sessizlik, çığlıktan bile daha sarsıcıydı.
Gökhan yaklaştı, eli titreyerek parmaklarını kumaşın üzerine dokunmaya cesaret edemedi. Fısıldadı:
“Bu Melis’in… Bunu onunla beraber yapmıştık…”
devamı sonraki sayfada…