SON DAKİKA

Replikler
15 Nisan 2026 - 15:38 'de eklendi ve 3 kez görüntülendi.

İlyas Salman’dan vasiyet açıklaması

“Beni şarkılarla, türkülerle, saz sesleriyle bir dağ başına uğurlayın” sözleriyle vasiyetini dile getiren usta oyuncu İlyas Salman, hem sağlık sorunlarını hem de geçmişe dair duygularını anlattı. Yeşilçam’a sayısız film kazandıran 74 yaşındaki sanatçı, Posta Gazetesi’nden Alev Gürsoy Cimin’e verdiği röportajda özellikle Kemal Sunal’a duyduğu özlemi içten sözlerle ifade etti.

Salman, “Yeşilçam’da kaybettikleriniz arasında en çok kimi özlüyorsunuz?” sorusuna, “Kemal’imi… Onun yokluğu ömrümden 10 yıl götürdü. Eksikliğini gerçekten çok ağır yaşıyorum” diye yanıt verdi. Kendisi için “İkinci Çirkin Kral” ifadesini kullanan sanatçı, yıllarca bu milleti güldürdüğünü söyleyerek ardından kimsenin yas tutmasını istemediğini, sazlı sözlü, türkülü şekilde anılmak istediğini belirtti.

Son dönemde sağlık problemleriyle uğraştığını da esprili bir dille anlatan Salman, her gün kendine ayrı bir hastalık yakıştırdığını söyledi. Hatta kanserin her türünü geçirdiğini, sadece rahim kanseri olmadığını, bunun da kadın olmamasından kaynaklandığını dile getirerek kendine özgü üslubuyla konuştu.

Vasiyetini de açık açık paylaşan sanatçı, öldüğünde kimsenin ağlamasını istemediğini, şarkılar ve türküler eşliğinde bir dağ başına gömülmek istediğini söyledi. Hatta ardından halaylar çekilmesini arzuladığını da ekledi.

Kemal Sunal’la dostluğuna da değinen İlyas Salman, onun çok yakın arkadaşı olduğunu anlattı. Birlikte “Çöpçüler Kralı” ve “Kibar Feyzo” gibi unutulmaz filmlerde rol aldıklarını hatırlatan Salman, Sunal’ın kendisine “Hemşo” diye seslendiğini söyledi. Hatay Reyhanlı’da aynı otelde kaldıkları günleri anımsayan oyuncu, set sonrası sahilde masa kurup sohbet ettiklerini, ardından Kemal Sunal’ın odasında gece boyunca konuşmaya devam ettiklerini anlattı. İki Malatyalı bir araya gelince sohbetin hiç bitmediğini de sözlerine ekledi.

Hayatında en çok özlediği kişinin yine Kemal Sunal olduğunu söyleyen Salman, onun yokluğunun kendisine çok ağır geldiğini vurguladı. Sunal’ın eşi Gül Sunal ve oğlu Ali Sunal’la hâlâ görüştüğünü belirten sanatçı, Ali Sunal’a zaman zaman takıldığını, bazı rollerini beğenmeyip esprili şekilde eleştirdiğini de anlattı.

Röportajda, Yeşilçam dönemindeki acılara da değinen Salman, dostlarının yaşadığı kayıpları unutamadığını söyledi. Özellikle Adile Naşit’in yaşadığı büyük acının kendisinde derin iz bıraktığını anlattı. Ona “Adile Anne” dediğini, kendisini annesi gibi gördüğünü belirten Salman, Naşit’in 16 yaşındaki oğlu Ahmet’i kaybettiği dönemde yaşadığı yıkımı gözyaşları içinde hatırladığını ifade etti. O sırada İzmir’de turnede olan Adile Naşit’in, acı haberi aldıktan sonra perişan halde havaalanına koştuğunu anlattı.

Turne günlerinde Ayşen Gruda ve Adile Naşit’le aynı odada kaldığını da söyleyen Salman, kalbinden korktuğu için yalnız kalamadığını, onların da kendisini bir evlat gibi gördüğünü dile getirdi. Geceleri bir araya gelip sabahlara kadar kayıplarına ağladıklarını, kendisinin kardeşine, Adile Naşit’in oğluna gözyaşı döktüğünü anlatarak o günlerin acısını bir kez daha dile getirdi.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA