14:58 - Bel Ağrısı Nasıl Geçer
14:44 - Moto Kurye Nasıl Olunur
14:39 - Et Yiyen Bakteri Vibrio Bakterisi
14:45 - Fatih Altaylı Kimdir
14:37 - Chobani Markası
14:23 - Kerem Aktürkoğlu Kimdir
14:58 - Kenelerden Nasıl Korunurum
14:35 - Kırım Kongo Kanamalı Ateşi KKKA
14:25 - Sıcak Havadan Korunma
20:05 - Mauro Icardi kimdir
Uzmanlar, KKTC’deki seçim sonuçlarının Türkiye’de iç politika tartışmalarına indirgenmesini doğru bulmuyor ve Doğu Akdeniz’de enerji hatları ile toprak satışları üzerinden şekillenen yeni güç mücadelesine dikkat çekiyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerini Tufan Erhürman’ın açık farkla kazanmasının ardından Türkiye’de başlayan yorumlar, birçok uzman tarafından eleştirildi. Analistlere göre seçim sonucunu yalnızca Türkiye’deki siyasi dengeler üzerinden okumak, asıl tabloyu gözden kaçırmak anlamına geliyor.
Strateji uzmanları, KKTC’deki seçimlerin yanı sıra Doğu Akdeniz’deki enerji koridorları ve arazi alımlarının da bölgedeki güç rekabetinin temel başlıkları arasında bulunduğunu belirtiyor. Adada İsrailli yatırımcıların yoğun biçimde toprak satın alması, yalnızca ticari bir gelişme olarak değerlendirilmiyor. Uzmanlara göre bu süreç, doğal gaz rezervleri ve enerji güzergahları etrafında şekillenen daha geniş kapsamlı bir etki mücadelesinin parçası.
Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ da Doğu Akdeniz’de küresel ölçekte bir enerji yarışı yaşandığını vurgulayarak, İsrail bağlantılı yatırımların sadece Güney Kıbrıs’la sınırlı olmadığını ifade etti. Başbuğ’a göre İsrail, Yunanistan ve Mısır arasında kurulan enerji hattı, Kıbrıs’ın tamamını içine alan stratejik bir planın parçası niteliğinde. Ayrıca mülk satışlarının belirli bir noktadan sonra durdurulduğunu söyleyen Başbuğ, Türkiye’nin bölgedeki doğal kaynaklar ve deniz yetki alanları konusunda net ve kararlı bir duruş sergilediğini de dile getirdi.