14:58 - Bel Ağrısı Nasıl Geçer
14:44 - Moto Kurye Nasıl Olunur
14:39 - Et Yiyen Bakteri Vibrio Bakterisi
14:45 - Fatih Altaylı Kimdir
14:37 - Chobani Markası
14:23 - Kerem Aktürkoğlu Kimdir
14:58 - Kenelerden Nasıl Korunurum
14:35 - Kırım Kongo Kanamalı Ateşi KKKA
14:25 - Sıcak Havadan Korunma
20:05 - Mauro Icardi kimdir
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun 35 yıl önce aldığı üniversite diplomasının İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilmesi, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Karara yönelik tartışmalar sürerken, eski Ağır Ceza Hakimi ve avukat Levent Dağdeviren, yaptığı incelemeler sonucunda ulaştığı 30 Temmuz 1990 tarihli Milliyet gazetesindeki ilanı paylaşarak ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.
Dağdeviren, İmamoğlu hakkında verilen diploma iptali kararının, yalnızca onu destekleyen çevrelerde değil, ülkenin geleceği konusunda kaygı taşıyan çok geniş bir kesimde derin bir sarsıntı yarattığını ifade etti. Ona göre bu süreç; milliyetçi demokratlardan muhafazakâr demokratlara, Kürt demokratlardan sosyal demokratlara kadar toplumun farklı kesimlerinde ciddi bir rahatsızlık oluşturdu. Özellikle hukukçular açısından yaşananların son derece yıpratıcı olduğunu belirten Dağdeviren, hukukun nasıl işlemesi gerektiğini bilen kişiler olarak bu tablo karşısında adeta şaşkınlığa uğradıklarını dile getirdi.
Uzun yıllar Türkiye’nin çeşitli yerlerinde hakimlik yaptığını, kısa süre önce de avukatlık ruhsatı aldığını anlatan Dağdeviren, ruhsatını aldığı gün yaptığı konuşmada ülkede hiç kimsenin gerçek anlamda hukuki güvence altında olmadığını söylediğini hatırlattı. Herkesin her an beklenmedik bir durumla karşı karşıya kalabileceği bir dönemden geçildiğini o gün ifade ettiğini belirten Dağdeviren, ancak gelinen noktanın kendi beklentilerinin de ötesine geçtiğini vurguladı.
Dağdeviren, İmamoğlu’nun diploma süreci gündeme geldiğinde yaptığı açıklamalardan birinde, 30 Temmuz 1990 tarihli Milliyet gazetesinde yayımlanan ilana baktığını, ilandaki şartların kendisine uyduğunu gördüğünü ve buna göre belgelerini hazırlayıp başvuruda bulunduğunu söylediğini aktardı. Bunun üzerine söz konusu ilanın ne olduğunu ve içeriğinde tam olarak neler yer aldığını araştırmaya karar verdiğini belirtti.
Günümüzde dijital ortamda birçok belgenin üretilebildiğini, bu nedenle daha sağlam bir sonuca ulaşmak istediğini ifade eden Dağdeviren, 30 Temmuz 1990 tarihli Milliyet gazetesinin orijinal nüshasına erişmek için özel bir çaba harcadığını söyledi. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki sahaflarda araştırma yaptığını belirten Dağdeviren, sonunda o tarihe ait Milliyet gazetesinin aslına ulaştığını anlattı.