14:58 - Bel Ağrısı Nasıl Geçer
14:44 - Moto Kurye Nasıl Olunur
14:39 - Et Yiyen Bakteri Vibrio Bakterisi
14:45 - Fatih Altaylı Kimdir
14:37 - Chobani Markası
14:23 - Kerem Aktürkoğlu Kimdir
14:58 - Kenelerden Nasıl Korunurum
14:35 - Kırım Kongo Kanamalı Ateşi KKKA
14:25 - Sıcak Havadan Korunma
20:05 - Mauro Icardi kimdir
ABD’de Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından hazırlanan ve 2019 yılına ait görüşme notlarının yeni yayımlanan bölümü, Amerikan siyasetinde yeniden tartışma yarattı. Söz konusu belgelerin, daha önce kamuoyuna yansıyan milyonlarca sayfalık Jeffrey Epstein soruşturma dosyaları arasında yer almadığı ortaya çıktı.
Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında hazırlanan bazı FBI görüşme raporları ilk etapta tekrar içerdiği düşünülerek “mükerrer” olarak arşivlenmişti. Ancak daha sonra yapılan incelemelerde 15 belgenin yanlışlıkla bu şekilde sınıflandırıldığı tespit edildi. ABD Adalet Bakanlığı yetkilileri, belgelerin teknik bir sınıflandırma hatası nedeniyle yayımlanmadığını ve yapılan incelemenin ardından kamuoyuyla paylaşıldığını açıkladı. Bu gelişme özellikle siyasi çevrelerde yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Gizli tanıktan dikkat çeken iddialar
Kimliği gizli tutulan bir kadın tanık, Temmuz ve Ekim 2019 tarihleri arasında FBI ile dört ayrı görüşme gerçekleştirdi. Tanık ifadelerinde, Jeffrey Epstein tarafından istismar edildiğini ve 13 ile 15 yaşları arasında Epstein tarafından New York ya da New Jersey’e götürüldüğünü iddia etti.
Görüşmeler sırasında tanık, Epstein aracılığıyla Donald Trump ile tanıştırıldığını ve Trump’ın da kendisine istismarda bulunduğunu ileri sürdü. Ancak Ekim 2019’da yapılan son görüşmede, FBI ajanlarının sorularına rağmen olaylara ilişkin yeni ayrıntılar paylaşmayı reddetti. Bu durum, iddiaların doğrulanmasını oldukça güç hale getirdi.
İddialar doğrulanamadı
Belgelerde yer alan anlatımların tarihsel olarak doğrulanamadığına dikkat çekildi. Tanığın sözünü ettiği olayların 1980’li yılların başı ile ortası arasında yaşanmış olabileceği ifade edilirken, bu dönemde Trump ile Epstein arasında doğrudan temas kurulduğunu gösteren resmi bir kayıt bulunmadığı belirtildi.
Donald Trump ise daha önce yaptığı açıklamalarda Jeffrey Epstein ile yakın bir ilişkisi olduğu veya onun suç faaliyetlerinden haberdar olduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetmişti. ABD Adalet Bakanlığı da yayımlanan belgelerde doğrulanmamış ve sansasyonel iddiaların bulunduğunu vurgulayarak, “Eğer güvenilir kanıtlar olsaydı bu bilgiler yasal süreçlerde kullanılabilirdi” açıklamasını yaptı.
Belgelerin saklandığı iddiası
Belgelerin yayımlanmasından önce bazı Demokrat Parti üyeleri, ABD Adalet Bakanlığı’nı dosyaları gizlemekle suçladı. Kongre üyesi Robert Garcia, “Bu durum kabul edilemez ve yasa dışıdır. Başsavcı ve başkan bu dosyaların nerede olduğunu açıklamak zorundadır” diyerek eleştirilerini dile getirdi.
Öte yandan eski Florida Başsavcısı Pam Bondi, daha önce yaptığı açıklamalarda Trump hakkında dile getirilen iddiaların temelsiz olduğunu savunmuştu.
Adalet Bakanlığı’ndan açıklama
Adalet Bakanlığı yetkilileri, özellikle 2020 seçimleri öncesinde ortaya atılan bazı belgelerin siyasi manipülasyon içerebileceğini öne sürdü. Yapılan açıklamada, “Donald Trump’a yönelik iddiaları destekleyen somut ve doğrulanmış bir kanıt bulunmamaktadır” ifadelerine yer verildi.