14:58 - Bel Ağrısı Nasıl Geçer
14:44 - Moto Kurye Nasıl Olunur
14:39 - Et Yiyen Bakteri Vibrio Bakterisi
14:45 - Fatih Altaylı Kimdir
14:37 - Chobani Markası
14:23 - Kerem Aktürkoğlu Kimdir
14:58 - Kenelerden Nasıl Korunurum
14:35 - Kırım Kongo Kanamalı Ateşi KKKA
14:25 - Sıcak Havadan Korunma
20:05 - Mauro Icardi kimdir
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hayat arkadaşı Dilek Kaya İmamoğlu, 19 Mart’tan itibaren cereyan eden olaylar silsilesinde dikkat çekici bir duruş sergiledi. Siyasi kulislerde adı geçen Dilek İmamoğlu, gelecekteki olası siyasi rolüne dair net bir açıklama yaptı. T24’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan Dilek İmamoğlu, “Ben Dilek olarak özümden bir şey kaybetmedim. Geçtiğimiz yıl ne ifade ettiysem, bugün de aynı noktadayım. Ülkeme, doğaya ve dünyaya karşı hassasiyetim her zaman sürdü. Evvelce olduğu gibi bundan sonra da memleketimin meseleleriyle yakından ilgilenecek, özellikle sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol alacağım. Ancak bizim yuvamızın siyaset neferi Ekrem’dir ve biz ailesi olarak bu kutlu yürüyüşünde ona destek olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Ekrem İmamoğlu’nun ruh halini de aktaran Dilek İmamoğlu, “Eşimin morali gayet yerinde. Vicdanı huzurlu; halkının kendisine nasıl sahip çıktığını görüyor, hissediyor ve biliyor. Bütün bu güzel duyguların verdiği güç ve dirençle, iki hafta önce hangi tempoda çalışıyorsa, şimdi de aynı yoğunluk ve azimle görevine devam ediyor” ifadelerini kullandı. Öte yandan, yaşanan süreçte en çok gözaltına alınan gençlere üzüldüğünü belirten Dilek İmamoğlu, düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi: “Milyonlarca vatandaşımızın aynı adalet, demokrasi, hukuk ve eşitlik arayışıyla sesini yükseltmesi; gençlerin cesurca daha aydınlık bir geleceği anayasal haklarını kullanarak istemesi ve Türkiye’nin her köşesinden Ekrem ve çalışma arkadaşlarına gösterilen destek, umut ve cesaret veriyor, korkuyu derine itiyor. Benim de en çok içimi burkan, tutuklanan gençler oldu. Demokratik haklarını kullanarak adalet ve demokrasi taleplerini dile getiren, bu ülkenin yarınları olan gençlerin haksız bir şekilde tutuklanması hangi vicdana sığar? Toplumu ve gençlerin adalete olan inancını derinden zedeleyen bu hatadan bir an önce dönülmelidir.”