Sene 1992 Röle Baskını

Yıl 1992. Terör eylemlerinin dorukta olduğu bir yıl. Yer Siirt Eruh Ormanardı Bölüğü. Sıcak bir ağustos günü..

Sene 1992 Röle Baskını

Gelen ihbara müteakip başımızda bölük komutanı üsteğmen olmak üzere üç timle ihbar edilen köyü geceden kuşattık. Timlerimiz 13-14 asker, bir astsubay ve tim komutanı bir asteğmenden oluşuyordu.

Sabah ezanı okunup gün ağarmaya başlarken önceden tespit ettiğimiz eve gerekli tedbirleri alarak bir anda girdik. Sonradan içerideki manzaradan anladığımıza göre girip çıkan o kadar çok olmuş ki kapıyı kilitleme gereği dahi duymamışlar. Ne yaptığını bilen iyi eğitilmiş asker ve komutanlardan oluşan birliklerimiz içeri dalar dalmaz olası bir silahlı mukavemeti önlemek amacıyla sert ve kararlı bir tonda: "Olduğunuz yerde ellerinizi başınızın üstüne koyun. Sakın hareket etmeyin. Uyarılmadan vurulursunuz." dedim. Ben bunları söylerken henüz cümlelerim bitmemişken özellikle kadınların bir şeyleri eteklerinin altına alelacele saklamaya çalıştıklarını, erkeklerinse şaşkınlıkla namaza durduklarını gördüm.

Ortalıkta tuhaf olan ve askerlerimizin bir an gevşeyerek gülmelerine neden olan bir görüntü oluştu. Zira namaza duranlar farklı farklı istikametlere yönelmiş, altlarında seccade yerine yorgan, döşek ve minderler vardı. Bir an şaşkınlığımı bir kenara atıp daha sert bir tonda:"Elleriniz başınızın üzerinde olduğunuz yerde çömelin, kalın öylece." dedim. Güvenliği sağladıktan sonra gözlerimize inanamadık. Devletten maaş alan muhtarın evinde köyün kadın-erkek, yaşlı-genç her kim varsa sabaha kadar eve sırasıyla alınıp bölücübaşının reklam filmi karşıya kurulan Saba 9 System televizyonda döndürülüp durmuş. Kadınların eteklerinin altına gizlemeye çalıştıklarıysa içinde farklı reklamların döndüğü bölücübaşının eski VHS tanıtım kasetleriydi. Sırayla ayağa kaldırdığımız kadınların eteklerinin altından boşaldıkça boşalıyordu.

İşi organize edense Kandil'den gelen Talat ve Hüseyin adlı iki teröristi. Silahlarını dedektör yakalamasın diye ot öğüterek saman yapan patosun içine saklamışlardı. O günün rakamlarına göre üzerlerinden 26 milyon çıkmıştı. Ortalama bir asteğmen maaşı 6 milyon olduğu düşünülürse epey yüksek bir meblağ sayılabilirdi. Paraların bozuk, eski püskü olması köylülerden haraç toplandığını gösteriyordu.

Hüseyin askerliğini Eğirdir Dağ Komando Okulu'nda makineli tüfekçi olarak yaptıktan sonra örgüte katıldığını biz sormadan söyledi. Pişmanlığını dile getirdi. Uzun boylu, yakışıklı, kumral, yirmi beş yaşlarında teröristten daha çok film artistliğini konduracağınız bir tipti. Talat ise ser verip sır vermeyen ketum biriydi. Orta boylu, esmer, bıyıklı otuzlu yaşlarındaydı. Kelepçeli olarak konuşmaları için bağlı olduğumuz tabura götürmek için Land Rover jeepe bindirdik. Akıbetlerini ben de sizler gibi hala merak ediyorum. Ancak aramızda olmadıklarından, diğerleri gibi hak ettiklerini buldukların eminim. Rabbim askerimizi, ülkemizi şer güçlerden korusun inşallah!

Güncelleme Tarihi: 28 Nisan 2020, 07:25

Burak RAHAT

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER