Türkiye’yi Hüzne Boğan Yaprak Dökümü Dizisinin Replikleri

Yaprak Dökümü isimli dizi 2005 yılında Kanal D ekranlarında yayınlanmaya başlamıştır. Bir ailenin başından geçen trajik olayların anlatıldığı dizi izleyiciler tarafından çok sevilerek yayınlandığı günün vazgeçilmez dizisi olmuştur. Ailenin kızlarının ve oğullarının yaşadıkları ile şekillenen hayatları tüm karakterleri yorarken izleyiciyi de ekran karşısında hüzne boğmuştur. Evin annesi olan Hayriye Hanım çocuklarının hatalarını eşinden sakladığı için olayları sonradan duyan evin babası Ali Rıza Bey her seferinde rahatsızlık geçirerek izleyicileri üzmüştür. Dizi final yaptıktan sonra tekrarları yayınlanan ve en fazla izlenen diziler arasında yer almıştır. Dizinin replikleri de izleyiciler tarafından unutulmamıştır. Türkiye’yi hüzne boğan yaprak dökümü dizisinin replikleri şunlardır;

Tren yürümeye başladığında babamın gözlerindeki dilsiz ümitsiz keder bu ayrılığımızın uzun süreli olmayacağını söylüyordu. Yeni bir hayata doğru yola çıktım ama babamın hep benim yanımda olacağını ne zaman uzatsam elimi tutacağını biliyordum.

Hayriye: Aman Ali Rıza bey ağzımızın tadı kaçmasın

Leyla Fransa’dan hediyeler getirmiştir…

Leyla: Hadi gel açalım (Necla büyük bir heyecanla koşar)

Fikret: Görmemişlik etme.

Necla: Gördük mü?

Fikret: Evleniyorsun. Seni hiç hak etmeyen bir adamla evleniyorsun. Ben demiştim demekten nefret ediyorum. Ama beni dinleseydin bunlar gelmeyecekti başına. Yapma dedim sana. Bitir dedim. Yazık ettin Leyla. Kendine de bize de. Yazıklar olsun sana!

Leyla: Abla

Fikret: Bırak

Fikret: Babacığım ne olur yapma bir daha düşün. Yalvarıyorum sana. O pisliği ailemize bulaştırmayalım. Leyla’nın geleceği söz konusu.

Ali Rıza: Benim dört çocuğum daha var. Onları da düşünmek zorundayım. Ali Rıza Beyin kızı çocuk düşürmüş diye orada burada konuşulmaya başlanırsa sokakta yürüyemezler. Bir babanın evlatlarına bırakacağı en büyük miras temiz bir isimdir. Her zaman söylüyorum. İsmimizin kirlenmesine izin vermedim. Vermeyeceğim. Evlensinler bu mesele kapansın. Bu lekeyi temizleyeceğiz.

Fikret: Daha çok kirleneceğiz.

Fikret: Çok ani sert darbeler bir anda yakmaz insanın canını,sıcağıyla hissedilmez acı, ama sonra öyle bir kavurur ki. Artık taşıyamayacağım yükler altında eziliyorum. Babam öğrenmesin diye susuyorum. Herkes bende arınmak istiyor. Dayanamıyorum. Dışarıdaki bahara inat, evde sert esiyor rüzgar, çözülüyoruz.

Fikret: Kardeşlerin birer birer gidiyor. Sen evde kaldın diye bozuluyorsun. Bunu mu demek istiyorsun?

Ali Rıza: Evde kalmak ne demek? O ne biçim laf?

Fikret: Sende onlar gibi düşünüyorsun. Ferhunde gibi, annem gibi, yazık. Evlenmedim diye Necla’nın mutlu olmasını istemeyeceğim öyle mi? Ben bu kadar bencil değilim baba. Hani Leyla evlenirken sormuştun bana? Sen niye beni ezip geçmedin diye. Seni sevdiğim için. Aileme değer verdiğim için. Siz niye bana şu kadarcık olsun değer göstermiyorsunuz? Niye hemen kıskanç etiketini yapıştırıyorsunuz?

Ali Rıza: Fikret kızım yanlış anladın.

Fikret: Ben anlayacağımı anladım. Hiçbir şey anlamayan, hiçbir şeyin farkında olmayan sensin.

Ferhunde: Yüzünü gözünü toparlayamadın. Yaman Bey’e belli edeceksin diye ödüm koptu.

Oğuz: Ceyda Hanım’la ne konuştunuz?

Ferhunde: Hiç. Üstü kapalı tehdit ettim. Ama sana daha açık konuşucam. Leyla’yla evleneceksin. Yoksa mahvederim seni. Seni de o içerdeki süs bitkisini de.

Oğuz: Ferhunde bak. Leyla bizi yanlış anladı.

Ferhunde: Kes sesini. Ne mal olduğunu bilmiyoruz sanki. Necla, Leyla, Ceyda. Oh ne ala ne ala. Yaman’a yamanmış gününü gün ediyorsun rahatın yerinde. Ama bitiririm ben adamı anlıyor musun? Yaman Bey karısıyla ilişkini duyunca napar seni bir düşün bakalım. Kararını ver. Ya Leyla ile evlenirsin ya da bütün bu güzelliklere elveda. Seçim senin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir