İncir Reçeli 2 Replikleri

+Peki sen kimsin? -Uzun zamandır kimse..

+Sen beni mi takip ediyorsun? -Öyle olsa yanına oturmam gerekirdi dimi?

En son ne zaman bir kadının gülüşünden uzanıp yüreğine dokundun.

Siz, en sevdiğiniz şarkıdan atladınız mı hiç ? Ben atladım.. Yere düşmesi bir ömür sürüyor…

+Neye içiyoruz? -Aramızdaki en kıdemli darbelere.

Sen güzel olan herşeyden kaçıyorsun. Kendini harcayarak yaşıyorsun. Sana bir sır vereyim mi adam. Ölüler aldatılmaz.

Sen o kadar bir şey söylemeden gidersin ki; üstüne milyonlarca bir şey söylenir.

Çok şaşıracağınız bir aşk hikayem var, senaryosunu yazarmısınız?

Bul artık kendine şöyle güzel bir sevgili, bırak maziyi.

Bence her insanın, hayatta değer verdiği en az biri olmalı.

Ben insanları arabanın camına vuran yağmur damlalarına benzetiyorum. Bazen, bir damla aşağı doğru kayarken, başka bir damlaya karışıp, güçlenerek daha hızlı ilerler. Ben de sana karıştım aşkım. İnsanlar acımasız, savurgan. Hiçbir şeyin sonu gelmeyecekmiş gibi davranıyorlar. Bir gün, şoförün camı açabileceğini hiç düşünmüyorlar.

Önemli olan; benim senin kokunu almış olmamdı.

Asılı bıraktın hayatın ortasında! Şimdi tek dayanağım paslı bir çivi…

Gittiğin günden beri tenimde faili meçhul parmak izleri…

Ve hayat bazen özür dileyecek 5 saniyeyi çok görür

Herkesin bir hikayesi vardır. Kimi kağıda yazar hikayesini; Kimi etine… Kağıt yanınca et gömülünce biter hikaye…

+Sen Duygu’nun yerinde olsaydın ne isterdin? -Hayatını yaşamasını isterdim -O ne istiyor zannediyorsun?

+Geçiyor mu içince? -Geçmiyor. Acıyı alıyor. Bir nevi anestezi.

Sana dokunmak ölüme inat gibi…

– Bedenin bu kadar ucuz mu bilemedim…

+ Asıl ucuz olan ne biliyor musun; beş kuruş vermeden savurduğunuz yargılarınız!

Bana bir şeyi sevme hakkı vermediler, ben de incir reçelini sevdim. İncir Reçeli sendin sevgilim.

Hiç yadırgamadım yüzünü, inan çok tanıdık… Gönlüme hoş geldin sevdiğim, kusura bakma ortalık biraz dağınık.

Biliyorum,

Bu şehir getirecek seni bana,

Belki bir konser kuyruğunda,

Belki tıkış bir metro vagonunda…

Götürdüğü gibi getirecek,

Aksayan bir gecenin topal ışığında…

Sevmez bu şehir ağlayan erkeği,

Biliyorum getirecek,

Ağlamaya çeyrek kala…

-Sana dokunmak, tüm kelimeleri yakmak gibi…
+Sana dokunmak tüm insanları affetmek gibi…

Hatunun sabah uyandığında yanında olmayanı makbuldür.

Adım Duygu 25 yaşındayım, hayatınıza İstanbul’dan katılıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir