Reha Muhtar’a Veda

Bodrum’da bir süredir tedavi altında bulunan Reha Muhtar’ın röportaj sırasında sarf ettiği, “Her şey benim’ derken bir anda hayatta hiçbir şeyiniz kalmıyor. Etrafımdaki herkes elimdeki her şeyi aldı.” sözleri sevenlerini derinden etkiledi.

Uzun yıllar televizyon dünyasında önemli görevler üstlenen Muhtar, birkaç gün önce yaşadığı sağlık problemleri nedeniyle Bodrum’daki özel bir hastaneye kaldırılmıştı. Yapılan muayene ve tetkiklerin ardından kendisine kalp yetmezliği teşhisi konularak tedavi süreci başlatıldı. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen Reha Muhtar’ın bu sabah hayatını kaybettiği bildirildi.

Reha Muhtar’ın vefatından önce verdiği son röportaj, onu yakından takip edenleri duygulandırdı. Bir dönem medyanın en etkili isimleri arasında gösterilen Muhtar’ın, hayatının son yıllarında yaşadığı yalnızlık ve hayal kırıklıkları, açıklamalarına da açık şekilde yansıdı.

“ETRAFIMDAKİ HERKES ELİMDEKİ HER ŞEYİ ALDI”

Son röportajında yaşadığı derin hayal kırıklığını anlatan deneyimli televizyoncu, “Her şey benim’ derken bir anda hayatta hiçbir şeyiniz kalmıyor. Etrafımdaki herkes elimdeki her şeyi aldı” sözleriyle dikkatleri üzerine çekti. Türk televizyonculuğunda önemli bir iz bırakan Reha Muhtar, geride sitem ve hüzün dolu bu ifadeleri bırakarak hayata veda etti.

”HASTALIĞINI KABUL ETMEK İSTEMEDİ”

Ünlü televizyoncu Reha Muhtar’ın son dönemlerini anlatan Serengil, duygusal paylaşımında şu ifadeleri kullandı: ”Reha Muhtar… Türkiye’nin gördüğü en büyük anchormanlerden biri. Bir dönemin sesi, bir dönemin yüzü, bir dönemin hafızası… Ekranın karşısında milyonlar onu izledi. Haberi sunmadı sadece; yaşattı. Cümleleriyle, vurgularıyla, heyecanıyla televizyon haberciliğine kendi imzasını attı. Gazeteciliği, entelektüel birikimi ve mesleğine olan tutkusu her zaman tartışılmazdı. Benim hayatıma girdiği noktada maalesef hem mental hem de bedensel sağlığını yavaş yavaş kaybetmeye başladığı bir süreçti.. En büyük savaşı belki de kendisiyleydi. Hastalığını kabul etmek istemedi, doktora gitmeyi çoğu zaman reddetti. Kendi doğrularıyla yaşadı, kendi kurallarıyla mücadele etti ve yine kendi bildiği gibi gitti” ifadelerine yer verdi.

‘HAYATTA EN ÇOK ÇOCUKLARINI SEVDİ”

66 yaşındaki yakın dostunun ardından uzun bir veda mesajı paylaşan Serengil, birlikte çekildikleri fotoğrafları da yayımladı. Paylaşımında, ”Hayatta en çok çocuklarını sevdi… Sonra da Beşiktaş’ı. Onun gözlerinde çocukları her şeyden önce gelirdi. Sağlığının bozulduğu dönemlerde çocuklara bakamayacak duruma geldiğinde ve bunu ona söyleyen ben dahil herkese söyledikleriyle, tepkileriyle çevresindekileri üzse de kimse ona durumunu bildiğinden kalpten kızamadı. Ben de zaman zaman onun kızgınlığından nasibimi alanlardan biriydim. Bazen beni de azarladı, bazen kırdı. Durumunu ve sağlığının bozukluğunu ve karakteristik yapısını çok iyi bildiğimden hiçbir zaman alınmadım. Çocukların sağlığı ve yararı onun için de her şeyden önemliydi o yüzden beni zamanla anlayacaktı biliyorum.. Bugün Deniz ağlayarak beni aradı karşılıklı telefonda ağlaştık ne adamdı hepimize neler yapardı yine ona kızamazdık.. Deniz, ‘İnsan böyle bir durumda güzel günleri güzellikleri hatırlıyor Allah onu affetsin’ dedi. Çünkü ölüm, bütün kırgınlıkların önüne geçen bir sessizlik bırakıyor insana… Bugün bir gazeteci değil sadece; bir baba, bir Beşiktaşlı, bir televizyon efsanesi ve hayatımıza iz bırakmış bir insan uğurlanıyor. Allah tüm günahlarını affetsin. Çocuklarına sabır, onu sevenlere güç diliyorum. Ve sana da hakkımı helal ediyorum Reha Muhtar. Hoşça kal. İyi akşamlar Türkiye… Ve şimdi… Her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsan” notunu paylaştı.

DOĞUŞ’TAN GÜNDEM OLAN PAYLAŞIM

Reha Muhtar’ın hayatını kaybetmesinin ardından şarkıcı Doğuş’un sosyal medya hesabından yaptığı açıklama dikkat çekti.

Ünlü sanatçı daha önce yaptığı açıklamalarda, 15 yaşındayken sokakta yaşadığı dönemde evlenmek istediği kişinin ailesi tarafından darbedildiğini ve sonrasında haksız yere üç ay cezaevinde kaldığını anlatmıştı. O süreçte Reha Muhtar’ın köşesinde kendisini suçlu gibi gösterdiğini ifade eden Doğuş, bu nedenle Muhtar’a karşı uzun yıllar kırgınlık taşıdığını söylemişti.

‘HAKKIMI HELAL ETTİM”

Sosyal medya hesabından yeni bir mesaj paylaşan Doğuş, “Ben, ‘Öbür tarafta hesaplaşacağım’ demiştim. Lakin bu hastalığı beni de çok üzmüştü. Ben hakkımı helal ettim, Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun” ifadelerini kullandı.

REHA MUHTAR KİMDİR?

Reha Muhtar, 21 Temmuz 1959 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini TED Ankara Koleji’nde tamamladı. Üniversite öğrenimini ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu’nda aldı.

Gazetecilik kariyerine 1980 yılında başlayan Muhtar, 1981’de Milliyet Gazetesi Ankara Bürosu’nda dış politika ve siyaset muhabiri olarak görev yaptı. Daha sonra TRT kadrosuna katılarak Yunanistan’ın başkenti Atina’da muhabirlik yaptı. Atina’da bulunduğu dönemde Yunanistan briç şampiyonu olmayı başardı. 1991 yılında “Ateş Hattı” programını hazırlamaya başlayan Muhtar, 1993’te Kanal D’ye geçti. 1994 yılında yeniden TRT’ye döndü. 1995’te Star TV’ye transfer olsa da kısa süre sonra Kanal D’ye geri döndü.

1996 yılında Show TV’ye geçerek ana haber sunuculuğu ve haber genel yayın yönetmenliği görevlerini üstlendi. 2000 yılında Akşam Gazetesi’nde köşe yazıları yazmaya başladı. 2002’de Show TV ve Akşam Gazetesi’nden ayrılarak yeniden Star TV’ye döndü. 2003 yılında Star TV’den ayrılan Muhtar, bir süre Star Gazetesi’nde yazarlık yaptıktan sonra aynı yıl medya grubundan da ayrıldı.

İKİZ ÇOCUKLARI BULUNUYOR

2004 yılında ATV’ye geçen Muhtar, Akademi Türkiye yarışmasında jüri üyeliği yaptı ve Sabah Gazetesi’nde yazılar kaleme aldı. 2006 yılında Ciner Medya Grubu’ndan ayrılarak Show TV’de Metin Uca ile birlikte PişşTi programını sundu. Aynı yıl Vatan Gazetesi’nde yazmaya başladı. 2007 yılında FOX TV ekranlarında Çapraz Ateş programını hazırlayıp sundu. Programın sona ermesinin ardından kanaldan ayrıldı. Daha sonraki yıllarda birkaç kez Show TV’ye dönen Muhtar, yarışma programlarında sunuculuk yaptı. 2009 yılında CNN Türk’te “Çok Farklı” programını hazırladı. Ardından Kanaltürk ekranlarında Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar ile “Son Kale” programında yer aldı. 2011 yılında Kanaltürk’teki görevini sonlandırdı. Son olarak 2016 yılının Kasım ayında Vatan Gazetesi’nden ayrıldı.

1983 yılında gazeteci Selin Çağlayan ile evlenen Muhtar’ın bu evliliği beş yıl sürdü. Oyuncu Deniz Uğur ile ilişkisinden ise 2009 yılında dünyaya gelen Mina ve Poyraz isimli ikiz çocukları bulunuyor.

VASİYETİ YENİDEN GÜNDEM OLDU

Reha Muhtar’ın vefatının ardından geçmiş yıllarda yaptığı bazı sosyal medya paylaşımları da yeniden konuşulmaya başlandı.

Muhtar’ın paylaşımında, “Sevenlerime vasiyetimdir, Deniz Uğur ölürsem cenazeme gelmesin” ifadelerini kullandığı görüldü.

Gazeteci Reha Muhtar, 28 Mayıs’ta Bodrum’daki evinde rahatsızlandı. Hastaneye kaldırılan Muhtar, 3 Haziran tarihinde çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. Cenazesi İstanbul’a getirilen Muhtar için bugün Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde ikindi namazının ardından cenaze töreni düzenlendi. Törene gazeteciler, sanatçılar, siyasetçiler, aile üyeleri ve yakın dostları katıldı. Reha Muhtar, cenaze namazının ardından Yeniköy Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı.

‘ÇOK KÖTÜ BİR TABLO OLDUĞUNU SÖYLEDİLER’

Gazeteci Uğur Dündar, “En son 6 ay önce falan. Arıyorum, cevap vermiyor. Bayramda mesaj attım, cevap vermiyor. Meğer herkese aynı şekilde davranıyormuş. Yani dünya ile bağlantısını koparmış. Ve en son Bursa’da Salı günü Gırgırıye Müzikali’ni sergilemeye giderken Bodrum’daki hastaneyi aradım. Oradaki yetkiliden bir yakın dostu olarak aramızda kalmak koşuluyla sağlık durumunu öğrendim. Çok kötü bir tablo olduğunu söylediler. Durumun kritikliğini koruduğunu anlattılar. Zaten hastaneye ilk kaldırıldığında şekeri 600’e çıkmıştı. Kontrolsüz bir şeker, bacaklarda ödem, işte yaralar, akciğerde enfeksiyon, karaciğer, çoklu organ yetmezliği ve dayanamadı Hakk’ın rahmetine kavuştu. Allah rahmet eylesin” dedi.

‘HASTALIĞINDA DA BERABERDİK’

Yakın dostlarından gazeteci Celal Kazdağlı ise, “Hepimizin başı sağ olsun. Bizim için, gazeteci olmanın ötesinde çok yakın bir arkadaşlığımız da vardı. Beraber üniversiteye başladık, 1978’de beraber bitirdik. Can Dündar, pek çok arkadaşımız beraberdik. Birlikte çok zaman geçirdik. Ateş Hattı’nı beraber, TRT’de ilk yayına çıkardık. Sonra İstanbul’a o geldi, ben gelmedim. Ama kopmadı ilişkimiz, daha sonra burada da görüştük. Son hastalığında da beraberdik. Çocukların doğumundan sonra yine beraber olduk. Bir dram yaşadı çocuklarıyla ilgili olarak. Keşke onlar yaşanmasaydı. Ama öyle bir yoldu ve karşılıklı olarak geçirilmiş oldu. Kötü bir dönemdi o son dönem olarak. Ama onun döneminde Türk, medyasına damgasını vuran, kendi stilini kabul ettiren ve toplumun o dönemki dalgasını çok iyi okuyan, yükselişte olan yükselen eğilimini gören ve onun üzerine yayın yapan birisiydi. Ve o dönemde başarılı oldu, damgasını vurdu” ifadelerini kullandı.

‘O ZORLU SÜREÇTE DAHA FAZLA DAYANAMAZDI’

Seren Serengil de yaptığı açıklamada, “Türk televizyonlarının haber merkezlerinin ve haberciliğin çok önde gelen entelektüel, son derece kültürlü duayeniydi. Bu ayrı bir şey. Son zamanlarda tabii çok büyük rahatsızlıklar geçirdi. Biz tabii ki aileye yakın birisi olarak, çocuklara yakın birisi olarak bir kısmını paylaşabildik. Hastalığı süresince de hiçbir zaman doktora da gitmek istemezdi. Bütün sağlıklı olma yolundaki koşulları reddetti. Çocukları yanındayken reddetti ama. Bazı haberler çıkıyor, ‘çocukları yok diye’ değil. Hiçbir zaman istemedi doktora gitmeyi. Bu süreç çocuklar için de, onun için de zorlu bir süreçti. Bundan sonrası için Allah günahlarını affetsin, mekanı cennet olsun. Önemli bir insandı. Hepimiz çok üzgünüz. Hepimize zaman zaman kızardı ederdi ama biz onun son zamanlarda, sizler çok şahit olmadınız, bizler daha çok şahit olduk, o zorlu süreçte daha fazla dayanamazdı. Çocuklara da zaten bakabilecek bir durumu yoktu. Siz bilmiyordunuz ama biz şahittik birçok şeye. Maalesef kaybettik” dedi.

‘NUR İÇİNDE YATSIN’

Beşiktaş İkinci Başkanı Hakan Daltaban ise, “Değerli bir basın emekçisini, değerli bir üstadı kaybettik. Biz de Beşiktaş camiası olarak Beşiktaş’a gönül vermiş, bu kulüpte görev yapmış, hizmet etmiş büyüğümüze son yolculuğunu kulübümüz adına ve camiamız adına gerçekleştirmeye geldik. Üzücü bir gün. Nur içinde yatsın. Yakınlarına, meslektaşlarına başsağlığı diliyorum. Beşiktaş camiası adına da üzüntülerimizi ifade etmek istiyorum” sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi.

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

05 Haziran 2026 - 15:55 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.